İngilizce konuşmaya çekinenlerin çok iyi anlayacağı 10 durum

İngilizce, aslında öğrenmesi en kolay yabancı dillerden biri; ancak bazen gözümüzde o kadar büyütüyoruz ki, beynimizin içinde neredeyse imkânsız hale geliyor.

Esasında İngilizce zor değil, sadece korkularımız fazla. En büyük korku da, konuşma korkusu. Peki ne gibi durumlarda bu korkular çıkıyor, görelim.


“Ya hata yaparsam?! Yapmamam lazım ama ya yaparsam?!”

Pek farkında değiliz ama aslında Türkçe konuşurken de, dil bilgisi kurallarını bozuyoruz. Peki bu karşımızdakinin bizi anlamasına engel oluyor mu? Hayır!

İngilizceyi doğru bir şekilde konuşmak ulaşılamayacak bir seviye değil, ancak bu seviyeye ulaşmak için ilk etapta hata yapmanız normal. Bu gayet olağan bir durum.


“Şimdi herkes bana gülecek!”

İster derste olun ister yabancı insanların olduğu bir yerde, kimse size “is” yerine “are” dediniz diye gülmez. Küçük dil sürçmeleri, ana dili İngilizce olan kişilerde bile olur. Önemli olan iletişim kurabilmektir.


“Öğretmenim kesin bende umut olmadığını düşünüyor!”

Asla! Konuşurken hata yaptığınızda öğretmeninizin düşündüğü tek şey vardır: Bu hata nasıl düzeltilir? Hangi yöntemler izlenmelidir? Yaptığınız hatayı sürekli olarak tekrarlıyorsanız, belli ki yanlış bir yol izlenmiştir ya da izlenen yolun değişmesi gerekmektedir. Özellikle öğretmeninizin karşısında hata yapmaktan çekinmeyin. Aksine, özgürce hata yapın. Bu şekilde size doğruyu gösterecek, siz de öğreneceksiniz.


“Kaç yaşına gelmiş, kariyer yapmış insanım. İki cümleyi bir araya getiremiyorum!”

Eğitim sürecinde yaşadığınız zorlukları kişiselleştirmemelisiniz. İngilizce öğrenmeye geç başlamış olabilirsiniz, ancak sakın unutmayın, bu sadece sizin başınıza gelen bir şey değil. Birçok profesyonel, öğrencilik dönemlerinde iyi bir İngilizce eğitimi alamadığı için iş hayatına atıldıktan sonra İngilizce öğrenmeye başlıyor.


“Güzelim kıza ‘she’ yerine ‘he’ dedim!”

She yerine he demek, they dedikten sonra fiile –s takısı getirmek ve daha birçok gramer hatası, konuşma sırasında yapılabilir. Bu problemi aşmak için sık pratik yapmak yeterli. Zaten bir süre sonra otomatik olarak doğru zamirleri, fiileri ve çekimleri söyleyeceksiniz.


“Türkçesi sigara içmek ise İngilizcesi de drinking cigarette’tir.”

Türkçe düşünüp İngilizce konuşmaya çalışmak, sık sık hata yapmamıza sebep olur. Örneğin, sigara içmek fiilini ilk etapta birçok kişi drinking cigarette olarak çevirmiştir. Oysa doğru olan fiil “smoking”tir.

Doğduğumuz ve yetiştiğimiz kültür içerisinde Türkçe düşünmemiz çok normal. Bu sorunu uzman eğitmenlerin yardımıyla kolayca aşabilirsiniz.


“Sen şimdi İngilizce mi biliyorsun? E bi’ İngilizce konuş da görelim!”

Çiçeği burnunda İngilizce öğrencisinin en büyük sancılarından biri de, kendisine zorla İngilizce konuşturulmasıdır. “E haydi, bi’ İngilizce konuş!” denildiğinde, bir anda tüm beyin donar. Hatta bırakın İngilizceyi, aklınızdan Türkçe de gider.

Böyle durumlarda sakın moralinizi bozmayın. Şöyle düşünün; biri size gelip “Haydi bana bir fıkra anlat!” dese, 3 saniye içerisinde aklınıza bir fıkra gelir mi? Gelmez. Bir müddet düşünmeniz gerekir. Yani burada duraksamanızın sebebi İngilizce bilginizden kaynaklanmamaktadır. Bu, her ani soruda gerçekleşebilecek bir duraklamadır.


“Off, bu kelimenin İngilizcesini biliyordum ama neydi? Hatırlayamıyorum!”

İletişim sürecinde bazı kelimeler aklınıza gelmeyebilir, ancak yine de panik olmanıza gerek yok. Her zaman dediğimiz gibi, önemli olan sağlıklı iletişim kurabilmeniz, anlaşılabilmeniz. Örneğin, “şüpheli” kelimesinin İngilizcesi aklınızda gelmedi mi? O zaman o kelimeyi tanımlamaya çalışın. Şüpheli yerine, ‘suç işlediği düşünüldüğü için göz altında olan kişi’ diyebilirsiniz. Karşınızdaki bu kelimeyi anlayıp, “suspect” diyecektir.


“Acaba yanlış mı telaffuz ettim? Dediğimi anlamadılar mı?”

Kelimelerin doğru telaffuz edilmesi, önemli bir konu; çünkü bazı kelimelerin söylenişi çok küçük ses farklılıkları içerse de, çok farklı anlamlar taşıyabiliyor. İşte bu sebeple, İngilizceyi uzman bir kuruluşta öğrenmeniz çok ama çok önemli.


“İki kelime arasında çok mu bekliyorum? Acaba insanlar bana akıcı konuşamadığım için mi bakıyor?”


Akıcı konuşabilmeniz için pratik yapmanız önemli. Birçok dil kursu, yeterli seviyede konuşma ve yazma dersi vermediği için, böyle yerlerde eğitim gören kişiler, konuşurken sık sık zorluk yaşarlar.

İngilizce eğitiminin iletişim odaklı olması gerekir ve bunun için sık sık takviye dersler verilmelidir. Doğru yerde doğru temelleri attıktan sonra İngilizce konuşabileceğiniz ortamlarda bulunmanız ve bu şekilde pratik yapmanız, akıcı bir İngilizceye sahip olmanızı kolaylaştırır.

Sizin korkularınızı, çekincelerinizi gayet iyi anlıyoruz. Bu sebeple, standart bir dil eğitimi vermiyor, korkularınızı da yenmenizi sağlıyoruz. Çünkü uzmanlık, bunu gerektirir.

Biz Sizi Arayalım

24 saat içerisinde eğitim danışmanlarımız sizlerle iletişime geçecektir.

gönderiliyor.
Talebiniz ilgili birimlerimize iletildi. En kısa zamanda tarafınıza dönüş sağlanacaktır.