İyi bir İngilizce eğitimi almayanların yaşadığı talihsiz durumlar!

İyi bir İngilizceye sahip olmanın iş hayatında sizi yukarılara taşıdığı bir gerçek, çünkü artık bu ihtiyaçtan çok sorumluluk haline gelen bir durum. Bu sebeple, iş yerleri eleman alımında İngilizce bilen kişileri tercih ediyor.

Böyle bir rekabet ortamında bazı insanlar, İngilizcesi iyi olmamasına rağmen, sırf işi alabilmek için İngilizce bildiklerini söylüyor. Bu durum da, yüzümüzde bir tebessüm oluşturan kötü çevirilere karşımıza çıkarıyor.

İyi bir İngilizce eğitimi alamayanlar nasıl talihsizlikler yaşıyor, bir göz atalım.


Tercümanlık bürosunda çalışmaya başlayan bir piliç hayal edin.

Bir cümleyi İngilizceye çevirirken yapacağınız en büyük hata, Türkçe düşünmektir. Burada spit roast chicken yazılması gerekirken, cihıchen translate yazılmış. Translate, çeviri yapmak demek. Cihıchen diye bir kelime ise İngilizcede mevcut değil.


Siz hiç ağlayan köfte gördünüz mü?

Sensitive kelimesinin karşılığı, sözlüklerde duyarlı, hassas ve içli olarak geçiyor; ancak sözlükteki içli, köftedeki içli kelimesini kastetmiyor. Çevirmeye çalışan kişi, stuffed meatball deseydi, daha doğru olabilirdi.



Sadece pazar günleri müdür olan bir müdür...

Pazar günü anlamına gelen pazar kelimesini pazarlama anlamında kullanmaya çalışırsanız, yurt dışındaki müşterileriniz sizinle çalışmak istemeyebilir.


İskender’in kafası çok karışmış.

Bu menünün neresinden tutmaya çalışsak elimizde kalıyor diyebiliriz.

 

Duba? Dubai?

Bunu çeviren kişi duba kelimesinin İngilizcesinin Dubai olduğunu düşünmüş ama nasıl düşünmüş, niye düşünmüş, içinden çıkamadık.

 

Belediyelerden beklenmeyen hareketler...

Kapalı kelimesinin ilk anlamını alıp kapalı halk pazarı için kullanmaya çalışınca, işler biraz karışmış doğrusu. Pazara turistlerin gelmemesinden yakınan esnaf, artık sebebini biliyor.


Emercensi dışında kimse kullanmasın lütfen!

Bu yazıyı okuyan kişi, Emercensi’yi bir insan sanabilir. Hatta sadece acil durumlarda kullanılması gereken objeyi, acil durum dışında da kullanabilir. Komik olduğu kadar riskli bir durum.


Baklava gibi baklava...

Dilimize yer etmiş söylemlerden bazılarını birebir çevirmek mümkün değildir. Böyle cümleleri çevirmek, belirli bir uzmanlık ve iyi bir İngilizce eğitimi gerektirir. Baklava gibi baklava da bunlardan biri.

Bir dil, bir peynir; iki dil, iki peynir.

Nasıl ki gouda peyniri dilimize orijinal ismiyle geçiyorsa, dil peynirinin de İngilizceye bu şekilde geçmesi gerekiyor. İlle de ne olduğunu açıklamam gerekiyor derseniz, kullanacağınız kelime yine de “language” olmamalı. Bunun yerine, tongue shaped unsalted cheese diyebilirsiniz.

İşinizin daha iyi ilerlemesi için iyi bir İngilizce şart. Siz de böyle durumlara düşmemek ve işinizi doğru bir şekilde yapmak istiyorsanız, kalıcı İngilizce eğitimi için bizi tercih edin.

Biz Sizi Arayalım

24 saat içerisinde eğitim danışmanlarımız sizlerle iletişime geçecektir.

gönderiliyor.
Talebiniz ilgili birimlerimize iletildi. En kısa zamanda tarafınıza dönüş sağlanacaktır.